Bu site amatörce ve hobi amaçlı olarak sürdürülen çalışmaların paylaşıldığı bir ortamdır.

 

Kişisel görüş ve değerlendirmeleri içermekte ve herhangi bir özendirici faaliyet, reklam ve tanıtım içermemektedir.

 

Bu siteye giriş yapmış kişiler alkolün zararlarını biliyor ve kabul etmiş sayılırlar.

  • Instagram - White Circle
  • Twitter - White Circle
  • Facebook - White Circle

Amsterdam bira turu 2. bölüm’de yine harika biralar içip özel barlar gezeceğiz ve bu sefer biranın 'torunu', damıtılmış keyif viski ana unsur olacak. Viski ve bira temelli bir Amsterdam gezisine hoş geldiniz.

 

Birinci bölümü  okuma şansınız oldu ise aynı günde aynı rotada devam ediyoruz. Bu turdaki ziyaret edilen mekanların yürüme mesafesinde olduğunu hatırlatmak isterim.

 

Kısa bir özet ile giriş yapmak gerekirse Amsterdam'ın iki önemli kitapçısını ziyaret ettik, çok özel bir bira dükkanından çok güzel biralar aldık ve Hollanda yerel biralarında uzmanlaşmış bir barda harika biralar içtik. İçtiğim biralardan birinde bir Türk'ün de emeği vardı.. Dünya küçük...

 

Aşağıdaki haritada gezilen barları ve kitap evlerini liseledim.

 

Bir sonraki mekanımız  In De Wildeman.

Bu kadar güzel mekan bu kadar yakın mesafede olunca, tabana ve karaciğere kuvvet demekten başka yapacak bir şey yok.. :)

IN DE WILDEMAN

 

Vahşi Adam ‘Around Amsterdam in 80 Beers’ kitabında şu şekilde tariflenmiş; ‘Vahşi Adam’a hoş geldiniz, Dünya’nın en iyi bira barlarında biri olan bu yer global butik bira devriminin de öncülerinden. Müzik yok, sadece muhabbet..

 

Bira-severseniz (değilseniz zaten buraya kadar okumamışsınızdır) özel bir bara girdiğinizde ilk bakmanız gereken yer bildiğiniz üzere musluk menüsü. In de wildeman'da durum aşağıdaki gibiydi. Kötü resim kalitesi için özür dilerim. Peki mekan mekan benimde dolaşan eşimle çektiğimiz bu güzel resmi resmen h(p)iç eden arkadaki adam için bizden kim özür dileyecek?

In De Wildeman

Listede gözüme çarpan ilk bira bir ekşi ale'di. Ekşi aleler bira ile şarabın birbirine en yaklaştığı, müthiş bir damak yelpazesi sunan çok özel bir bira türü. İlk içtiğinizde bira olduğuna inanmıyorsunuz ama bir kez tutkunu olursanız da vazgeçmeniz imkansız.

 

Bu konuda Türk bira yazarları derneği Belçika şubesi Beerader'e sözü bırakmak gerekli. Müthiş derinlikteki yazılarına bir yıl aradan sonra geri döndü ve Lambic'ler ile ilgili müthiş bir yazı dizisine başladı.

 

Linki burada vererek bir daha bu yazıya dönememe riskini göze alıyorum çünkü bu yazı okunmalı; :)

 

Beerdaer - Sabrın Sonu... Cantillon

 

Cantillon bira evini Bira Turu Yazılarım kapsamında ben de ziyaret etmiştim;

 

Bira Atölyesi - Şarapseverler için Bira; Cantillon

 

Artık biraz bira tadalım;

 

Amager / Crooked Stave Chad, King of The Wild Yeasts;

Bilmediğiniz biraların içinden seçim yaparken Kural 1; biranın ismi yeterince uzunsa bir durup bakacaksın! Hele bir de ekşi ale ise bulmuşken mutlaka denemeye değer. Denver’lı ekşi maya ile özel biralar üreten Crooked Stave ile Amager Bira evinin ortak yapımı bu özel biranın tadım notları şu şekilde;

 

Görüntü; Açık sarı, hafif bulanık, köpük beyaz ancak kalıcı değil. Bardakta gazsız ve gövdesiz. Bir ekşi aleden bellenen şekilde.

 

Koku; Yaş üzüm, limoni, ekşi, mayalı.

 

Tadım; Üzüm, maya, şerbetçiotu acılığı, malt. Acı-ekşi tadın kompleksliği ve az-orta gövdeli yapısı ile damakta kalıcı.

 

Bira değil de şarap tatmışız gibi değil mi?

Mekanın musluk bira menüsü kadar viski menüsü de seçkin

Biraya bir ara verip Malt Kardeşliği(*) kapsamında mekanın Viski menüsüne de göz atmakta fayda var. O gün biraz alkolden, biraz da biraya yoğunlaşmanın telaşı ile menüdeki bazı çok özel viskileri atlamışım. Coal Ila 1999’u denemek isterdim açıkçası.

 

(*): ‘Malt Kardeşliği’ Türkiye’de viski-sever ve yazar dostlara karşılıklı kullandığımız bir tanımlama ve hashtag. Ben de iflah olmaz bir viski sever olarak ve her viskinin önce bira olduğunu da bilerek bu konuda da kendimi geliştirmeyi sürdürüyorum.2. ve son baskıydı.. :)

 

Mekanda denediğim ikinci bira yerel bir butik bira olan ve De Proefbrouwerij bira evinde üretilen Muifelbrouwerij Beerskey idi.

Amsterdam’da ikinci günümüzde tatil rehaveti ile ve güzel havayı da fırsat bilerek bol bol yürüdük.

 

Bu gezi sırasında Amsterdam’da içtiğim en iyi bira olmasa da en güzel resim yakaladığım birayı içme şansım oldu. Bu şehrin ruhuna yakşır şekilde bir kanal kenarında, dostlarla muhabbet ve kitap eşliğinde Brand-IPA.

 

Ben butik biracıyım, devlerin sahiplendiği bira evlerinin çok özel şeyler sunamadığı açık, Brand ise Heineken tarafından satın alınmış ancak Hollanda’nın en eski bira üreticisi.

 

Tarihi 1340’lara kadar giden bira evi 1871 yılında Brand ailesi tarafından alınıyor ve 1981 yılında da Heineken’e satılıyor.

 

Yandaki resimde şık bir görüntü veren biranın dışında Brand Imperator’u da deneme şansım oldu. Her ikisi de mutsuz etmeyen, belirli bir kalitenin , ortalamanın üstünde ancak çok derin ve özel tatlar da sunmayan biralar.

Amsterdam bira turu sonrası ülkeye dönüp resimlere baktığımda beni en çok üzen noktalardan biri aşağıdaki resimler oldu. Resmi çektim ama o an dükkana girme fırsatım olmadı. Biraz detaylı inceleyince ne özel viskiler kaçırdığımı anladım ancak iş işten geçmişti ne yazık ki.

Bu dükkana girmediğim için dönünce hayıflandım açıçası

İkinci günün akşamında, dostlarla yapılan bir yürüyüşten 30 dk kaçış gerçekleştirerek Avrupa’nın en iyi Viski barlarından birinin yolunu tuttum; L&B Whisky Cafe.. Bu mekanı bana tavsiye eden dostum Keyif Adamı idi, ayrıca ViskiDefterim sitesinde sevgili Atakan da hem Amsterdam'a bir viski-sever gözü ile bakmış hem de bu mekanı yorumlamıştı. Her iki dostun bu şehirle ilgili yazıları için;

 

Keyif Adamı – Amsterdam Bira ve Viski Turu

Viski Defterim – Viskinin Peşinde Amsterdam

 

L&B viski barın neden bu kadar özel olduğunu yukarıdaki yazılardan okuyabilirsiniz. Ben biraz kendi görüş ve gözlemlerimi aktarayım.

 

Bu küçükcük, tavana kadar çok özel şişelerin sıralandığı, loş ve sıcak ortam viski severler için tam anlamı ile vaha niteliğinde. Mekanda sadece bir adet viski içecek vaktim olması ve beni cezbeden her ortama girdiğimde yaşadığım heyecan dolayısıyla müthiş bir seçim yapamadım doğrusu. Siz gittiğinizde mutlaka SMWS (Scotch Malt Whisky Society) viskilerine bir göz atın ve tadın.

 

Ben temelde İskoç, detayda turbalı, isli, sert viskileri seviyorum. Laphroaig ise en sevdiğim damıtım evlerinden.

 

Kafamda onların özel bir şişesini tatmak vardı. Tercihim Laphroaig 11 – sherry (%61.6) oldu ancak o ne yazık ki kalmadığı için barmen’in yine bir şeri fıçı versiyon önerisi ile aşağıda resmi görülen şişenin son yudumlarını içmek de bana nasip oldu.

 

Laphroaig 1999 - Coopers Choise

Bu mekanın dışında viski için J.D. Williams Whisky Bar’ı da ziyaret ettim ancak kapalıydı. Yurda da Japon Yoichi ile döndüm. Ardbeg ve Bruichladdich fıçılarında bekletilmiş Stout’lar da özel bir tadım gününü bekleyen biralar olarak yurda giriş yaptı.

 

Butik biranın son yıllardaki en önemli oyun alanı viski fıçılarında yaşlandırılmış, kahve çekirdekli, özel malzemeler ile yapılmış kompleks biralar. bunlardan çok önemli örnekleri turun bir sonraki yazısında paylaşacağım.

 

Yani serinin sonraki bölümünde Borefts Bira Festivali olacak.. Borefts ne miydi? Borefts aşktı... :)

Japon Yoichi ve Viski fıçılarında yaşlandırılımış Stoutlar.. :)

Amsterdam ile ilgilibildiklerinizi siz de yorum olarak bırakın. Okuyan herkes faydalansın.

 

Bu yazıyı şu şekilde sonlandırmak uygun olur sanırım;

Slainte!.

 

 -Bira Atölyesi

İlgili Yazılar

Prag Bira Turu
Prag Bira Turu
Brüksel Bira Turu
Brüksel Bira Turu
Brugge Bira Turu
Brugge Bira Turu